Otizmde Duyusal Gelişim ve Yemek Yapma Sanatı

2018

22

Eylül

Otizmde Duyusal Gelişim ve Yemek Yapma Sanatı Uzmanlık Alanlarımız / Dil ve Konuşma Terapisi

 O sizin çocuğunuz!

Çocuğunuzu sevin!

Tıpkı herhangi bir çocuğa yapacağınız gibi güçlü yanlarını cesaretlendirin; farklılıklarını takdir edin; güçsüz yanlarını geliştirin.

Bazen daha fazla emek sarf etmek gerekecektir.

Fakat hedef budur.

Claire Scovell LaZebnik- Otizm Farkındalık Savunucusu ve Yazar

Seçici yemek yeme alışkanlığı ve beslenme zorlukları olan bir hastam vardı. Otizm tanısı almıştı ve 10 yaşındaydı. Film üreticilerinin logolarına karşı büyük bir eğilim gösteriyordu. MGM’yi temsil eden aslan kükremesini ve Pixar logosundaki beyaz masa lambasını çok seviyordu. Yeme zorluklarıyla ilgili deneyimlerime dayanarak, logolara karşı olan ilgisiyle yeni yemekler keşfetme sürecini birleştirme kararı aldım.

Sanat malzemeleri satan bir yerden pahalı olmayan ahşap harfler ve evden de Pixar’ın logosuna benzeyen beyaz bir masa lambası aldım. Her yeni bir yiyecek tattığımızda, yeni bir harf ekledik. -Yani etkinlik tamamlandığında PİXAR yazmış olacaktık ve İ harfi beyaz lamba olacaktı. Böylece harf ekleye ekleye logoyu tamamladık.-  Beyaz lambayı koymak etkinliğin sona erdiği anlamını taşıyordu. Çocuğun yüzündeki ifade heyecan vericiydi ve ‘tekrar yap’ ifadesi bunu destekliyordu.

Otizm spektrumunda çok yaygın olan beslenme bozukluğunun tedavisinde bu yaklaşım önemli bir unsurdur. Ben danışanla tutkuları aracılığıyla bağ kurarım ve bunları tedavi seanslarında kullanırım. Bu ilişki benim tutkum olan yemek pişirme ile başladı.

Sonuç olarak, danışanlar da yemek pişirme ile ilgilenmeye başladılar ve genellikle yeme konusunda ilerleme kat ettiler.

Otizmde yeme sorunlarını genellikle görürüz. Dolayısıyla yiyeceklere olan genel ilgi, ilişkilendirilme aracı olarak kullanılmaz. Yemek yapmayı da müzik, drama, dans ve diğer yaratıcı ifade formları olarak görürsek, bunu da bir sanat olarak ifade edebiliriz. Mutfakta oyun oynamayı öğrenmelerine yardım etmek, farklı dokuları keşfetmelerini sağlamak, farklı sıcaklıkları anlamak, ölçmek ve malzemeleri karıştırmak genel olarak yeni bir yiyeceği tatmanın ilk adımlarını oluşturur. Oyun, bir iletişim şeklidir ve otizmli çocuklarla bağ kurmanın da bir yoludur.

‘Sanatsal’ Bir Havuç Bulmak

Yemek konularına değinmenin anahtarı çocukların yaratıcı tutkularına dokunmaktan geçer.  Otizm tanısı almış Adelphi Üniversitesi özel eğitim fakülte üyesi Stephen Shore’un da dediği gibi; Sanatsal havucu bulmak bizim sonsuz hayal gücümüzün ötesinde yeni fırsatlar ortaya çıkartır.’’ Bu havuç kesinlikle Chase’in ve annesinin hayatını değiştirdi.

Chase 2 yaşındayken otizm tanısı alır ve ileri derecede yemek seçiciliği vardır. Sadece 5 çeşit yiyecek tüketirdi.  Yeni yiyecekler keşfetme merakı televizyondaki yemek pişirme yarışmaları ile başladı. Bu ilgi büyüyerek devam etti ve yemek pişirip yemenin ötesinde Chase yemek videoları çekmeye başladı. Pek çok şefin yanında yer aldı ve ünlü yemek programlarına konuk oldu. Sonrasında da ilk yemek kitabını yayımladı.

Chase’in tarifleri takip etmeye olan ilgisi annesine bir başlangıç noktası verir. Chase 9 yaşındadır ve beraber oturup onun tariflerini tartışıp bir kağıda yazarlar. Sonraki adım bu malzemeleri marketten almaktır ve son adım olarak da tarifleri yapıp tadına bakarlar. Tatma kısmı onun en sevdiği kısımdır.

Pek çok otizmli çocuğun yiyecekler konusunda esnek davranabilmesi yıllar alır fakat Chase’in bu konudaki keskin ilgisi süreci önemli ölçüde hızlandırmıştır.

‘’Yemekleri denemeye bir kez karar verdiğinde, buna alışması çok uzun sürmedi. Bazı yiyecekler için hala özel seçicilikleri var. Mesela hiçbir zaman yumurtayı, çiğ domatesi ya da sosisi ısıtmaz. Fakat televizyondaki programlarda gördüğü yemekleri denemek ister ve yemekleri ekranda gördüğü mekanlarda yemek ister. Bu bir tür deneyim haline geldi.’’diyor annesi.

Çocuklarının ilgi alanlarını yemekle bağlamak isteyen ailelere Mary öneriler sunuyor. Mesela, eğer çocuğun ilgi alanı yapboz ise, yiyeceklerle alakalı yapbozlar seçmeniz gerekli. Coğrafya hakkında özel bir ilgisi bulunuyorsa dünyanın farklı yerlerinde hangi besinlerin yetiştiği hakkında etkinlikler yapabilirsiniz. Spora ilgi duyuyorsa, atletlerin formda kalmak için hangi besinleri tükettiği hakkında konuşabilirsiniz.

Yemek Pişirmeye Başlamak

Aileler yemek pişirmenin bir süreç olduğunu fark etmiyor olabilirler. Yemek yapma etkinliği her zaman bir sonuca ulaşmak zorunda değildir. Yemek pişirme sanatı pek çok ilgi alanına ve dil-konuşma müdahale hedeflerine bölünebilir. Her bir yemek tarifinde biraz matematik biraz bilim ve biraz da dil vardır. Tüm bunların yanında asıl olarak diğer insanlarla iletişim kurma fırsatı vardır.

Otizm teşhisi olsun ya da olmasın tüm insanlar becerilerde ve yeteneklerde çeşitli seviyelere ayrılırlar. Bir çocuk, boş bir kaseye kaşıkla vurarak ritmik sesler çıkarıp bağlantı kurabilir; bir diğeri ise renkli kurabiye hamurları yaratabilir. Her bir çocuğun katılım derecesini anlamak temeli oluşturur. Çünkü hiçbir zaman bir çocuk diğerine benzemez.

Otizmli çocuğu olan aileler yeme hedefleri için yemek pişirmeyi kullanmadan önce hangi becerilerin halihazırda var olduğuna bakmaları gerekir. Var olan becerileri geliştirme stratejileri oluşturulmalı ve daha zorlayıcı aktivitelere geçiş sağlanmalıdır. Her bir yemek tarifi daha küçük parçalara ayrılmalıdır ve çocuk hangi parçasına katılmak istiyorsa destek verilmelidir. Aileler şunu unutmamalıdır ki, yemek pişirmek dil- konusunda model olmak için ve üretim ortaya çıkarmak için çok büyük bir fırsattır.

Adım 1:Bütün kullanılacak aletleri tarif doğrultusunda bir araya getir. Mümkünse her fırsatta çocuk bıçakları kullan.

Adım 2:Bütün yiyecekleri topla ve ölçerek tarife göre ayrı ayrı kaselere koy.

Adım 3:Tarife göre her bir çocuğa görevler ver, dökme, karıştırma vs. Her bir görevi küçük parçalara ayırarak öğret.  Mesela, bir öğrencim hamuru karıştırmak için gerekli dikkat süresine sahip değildi ama baharatları renklerine göre ayırmayı ve ben Karabiber dediğimde bana vermeyi çok severdi.

Adım 4:Temizle. Malzemeleri kaldırmak ve bulaşık makinesine koymak da yemek yapmanın bir parçasıdır. Eğer bulaşık makinesi yoksa bir kapta sabunlu suyu kullanın. Her bir adımı yine küçük parçalara bölün; yıkama, kurulama, yerleştirme vs.

Duyumsal Bir Mutfak Yaratın

Çocuğu, yemek dünyasına sokmadan önce onun yemekleri nasıl algıladığını ve deneyimlediğini bilmek çok önemlidir. Dil-konuşma terapistleri olarak bizler çocukların deneyimlediği duyusal deneyimlerin farkındayız ve yiyecekler bizim bütün duyularımıza hitap ederler. Onları hazırlarken pişirirken ve yerken görürüz, dokunuruz, koklarız, tadarız ve hatta duyarız.

Tüm bunlar çok yoğun ve baskılı olabilir. Mutfağa alışma sürecinde her çocuğun belirli duyusal sistemlerine göre adaptasyonları farklıdır.  Çocukların bireysel ihtiyaçlarına ulaşmak için ailelere form dağıtırım ve bu ihtiyaçları tanımlamalarını isterim. Bu form aileye, çocuğun hangi duyumsal deneyimden daha çok hoşlandığını ve hangisinin onun için daha zorlayıcı olduğunu sorar.

Her bir duyuya göre çocuğun ihtiyaçlarını düşünür ve mutfağı verilere göre nasıl düzenleyeceğimi tasarlarım.

Görme: Yemekle ilgili geçmiş deneyimler otizmli bir çocuğun yeni deneyimlere ne kadar kolay adapte olacağını belirler. Mutfaktaki yanıp sönen ışıkların etkisini, dijital zamanlayıcıları, alışılmadık ışıkları ya da tavanda duran floresanları da düşünmekte fayda var. Bunlardan bazıları belki ayarlanabilir, yumuşatılabilir ya da taşınabilir. Yeni rutine adapte olmaları için adım adım gösteren görseller koymak yararlı olabilir. Mesela yiyeceklere dokunmadan önce el yıkama rutini oluşturmak istiyoruz:

  1. Suyu aç
  2. Ellerini sabunla
  3. Ellerini ovala
  4. Ellerini durula
  5. Suyu kapat
  6. Ellerini kurula

Her yemek pişirme seansına aynı rutinde başlamak çocukları rahatlatabilir. Yeni bir deneyimle karşılaşmadan önce ‘aynılık’ ilkesine ihtiyaçları vardır.

Tatma: Yemek pişirme sürecinin bir bölümü de tatmadır. Yemek tiksintisi olan çocuklarda küçük parçalarla başlamakta fayda vardır. Tatmak için küçük çay kaşıklarını kullanabilirsiniz ve yemek, damak zevkine uyana kadar bu süreci tekrarlayın. Sonrasında farklı bir kaşığa geçebilirsiniz. Beraber yemek pişirirken küçük bir kabın içerisine kullandığınız kaşıkları koyabilirsiniz; böylece erişimi ve kontrolü kolay olur. Ek olarak, mutfakta geçirdiğiniz zaman boyunca siz de bu tatları deniyor olacaksınız. Dolayısıyla, çocuk yeni yiyeceklerle ilişki kurarken bunun olumlu sonuçlanmasına yardım etmiş olacaksınız. Eğer tadı güzelse gülümsemeyi unutmayın; eğer değilse sessiz kalabilirsiniz. Tadı daha iyileştirme konusunda model olun. Yeni baharatlar eklemeyi öğretin ve tekrar deneyin. Çocuklara her zaman yaptığınız yemekler lezzetli olmak zorunda değil derim ama yine de tatmamız gerek; böylece yemeğin nasıl daha lezzetli olduğunu bilebiliriz.

Duyma: Otizmli çocuklar mutfakta sert yüzeylerden çıkan sesler gibi işitsel uyaranlara tepki verirler. Lavabo tezgahları, elektronik aletler, fayanslar ya da tahta yüzeyler hassas kulaklar için rezonant bir ses çıkarabilir. İşitsel hassasiyeti yüksek çocuklar için metal kasede yiyecekleri çırptığımızda çıkan tiz ses rahatsız edici olabilir. Blenderleri ya da diğer cihazları kullanırken duvardan ya da titreşim oluşturacak yüzeylerden uzak tutmakta fayda var. Çocuklara kulaklık takmak ek olarak bir rahatlama sağlatabilir. Hatta bu kulaklıklara verilecek çocuğun çok sevdiği şarkılar hem onların dikkatini toplamasına hem de duyumsal sistemlerini düzenlemelerine yardımcı olur.

Dokunma: Mutfaktaki çeşitli yüzeyler, objeler ve yiyecekler istenen ya da istenmeyen dokunma hisleri yaratabilir. Mutfağın çocuk için uygun olup olmadığına karar vermek için şu soruları sorabilirsiniz; Çocuk yumuşak kumaş havlularla mı daha rahat hissedecek yoksa kağıt havlularla mı? Elleri kirlendiği zaman lavaboya hemen erişimi var mı? Uzun saplı mı yoksa kısa saplı kaşık mı tutma kolaylığı için daha uygundur? Hassas çocuklar için, uzun saplı kaşıklarda elleri yemekten daha uzakta kalacağı için genelde bu tarz kaşıklarla daha rahat edeceklerdir.

Koklama: Daha önceki kitaplarımda yiyecek keşfiyle koklama duyusu arasındaki duygusal ilişkiyi açıklamıştım. Koku sinirleri beynimizde amigdalaya çok yakındır. Amigdala, bizim duygu merkezimizdir. Hipokampüs ise anılarımızın depolandığı yerdir. Erken çocuklukta yeni tatlar keşfederken sadece bir kez istenmeyen kokusal deneyimin yaşanması ileriki yaşlarda o yiyecek ile ilgili etkileşimleri belirler. Mesela bu bir sülfür gibi kokan çok pişmiş yumurta kokusu olabilir ve bu ileride yumurtaya karşı olan tutumumuzu belirler. Bu hassasiyet otizmli çocuklarda daha yoğun olabilir. Eğer mutfaktaki koku çocuğun dayanamayacağı durumdaysa ona koklaması için kokulu bir mendil ya da naneli bir sakız verebilirsiniz.

Beden Farkındalığı Yaratma

Çocuğunuz için daha dengeli bir diyet yaratırken onun dengesini de bozmamakta fayda vardır. Isırmak, çiğnemek, yutmak yararlı motor becerilerdir ve her çocuk bu becerileri kazanmak için kendi dünyasında düzenli ve yeterli olmak ister.

Zayıf vestibüler sisteme sahip olan çocuklarda mutfakta ayakta dikilmek zor olabilir. Dolayısıyla hareket etmeleri için fırsatlar tanımak gerekir. Pek çok çocuk dikkatini toplamak için ve vücudunu düzenlemek için hareket etme ihtiyacı duyar. Vestibüler sistem, bizim vücut parçalarımızın boşlukta nasıl durduğunu anlamamızı sağlayan mekanizmayla eş zamanlı çalışır. Çocukların bu algılarına dokunmak onları sakinleştirip organize edebilir. Hamuru karıştırmak, yemek kitaplarını taşımak, ya da pizza hamuru açmak bu algıları düzenleyebilir.

Diğer bir düşünce de bireylerin kendi biyolojilerine göre farklı damak tatları olduğu düşüncesidir. Hepimiz için tatma ve koklama etkileşimi damak tadımızı oluşturur. Fakat araştırmalar %25’imizin uzman tat alıcılar olduğunu ve %25’lik kısmımızın da tatları algılayamadığımızı belirtiyor. Nüfusun geri kalanı orta derecede olanlar yani yiyecekleri ne çok yoğun ne de çok zayıf derecede algılayabiliyorlar.

Araştırmalar aynı zamanda uzman tat alıcıların koklama duyularının da çok gelişmiş olduğunu ortaya çıkardılar. Yeni yemekler denemeye pek istekli olmayan kişiler için porsiyonları küçük tutmalı, daha karmaşık tatları ufak tatlara bölmeli ve dokuları, ısıları, diğer duyumsal bileşenleri de göz önünde bulundurmalıyız.

Otizmli çocuklar için yemek pişirmeyi bir araç olarak kullanmak sanatsal havucu yaratacak bir hayal gücü gerektirir. Ufak zaferleri kutlayın ve daha esnek yemek yeme becerisi için yolun uzun olduğunu unutmayın. Çocuklar mutfağa davet edildiğinde matematiği, bilimi, dili ve daha fazlasını keşfedebilirler. Beyin-beden-ruh bütünlüğünü sağlamayı çocuklara öğretme fırsatımız olacaktır.

Melanie Potock–ASHA 2017 –Çeviridir.

Orijinal metin:https://leader.pubs.asha.org/article.aspx?articleid=2615521

PROBLEM TARAMA ENVANTERİ

Çocuğunuzun Problemini Birlikte Değerlendirelim!

UZMANLIK ALANLARIMIZ

Yorum yazın

DİLGEM Eğitim Öğretim Danışmanlık ve Yayıncılık Ltd. Şti. Atatürk Mahallesi Girne Caddesi Zengin İş Merkezi No: 20 D: 7-9 Ataşehir / İSTANBUL

+90 (216) 456 42 42

dilgem@dilgem.com.tr

www.dilgem.com.tr

FOTO GALLERİ

  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf12.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf14.png
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf13.png
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf10.png
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf1.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf2.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf3.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf4.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf5.jpg