OTİZM ve ÇEVRE

2018

02

Eylül

OTİZM ve ÇEVRE Uzmanlık Alanlarımız / Özel Eğitim

Perri Klass, MD
Otizmli çocukların ebeveynleri benim gibi pediatristlere genellikle bu durumun sebeplerini sorarlar ve ebeveyn olmak üzere olanlar da otizm riskini nasıl düşürebileceklerini merak ederler. Bu alanda her zamankinden daha fazla araştırma olmasına rağmen işler daha da zorlaşıyor gibi gözüküyor. Kanıtları destekleyici cevaplar sunmak ve bunun yanında pratik yönlendirmeler vermek kolay değildir.
Son araştırmalar otizmde genetik faktörlerin karmaşıklığı hakkında daha fazla şey öğretti. Fakat deliller aynı zamanda çevresel faktörlerin de önemine işaret ediyor. Otizm çok karmaşık bir çerçeve halini almaya başladı. Genler önemlidir fakat genellikle nasıl önemli olduğunu söyleyemeyiz. Çevresel faktörler de önemlidir fakat hangileri olduğunu bilmiyoruz.
Temmuz ayında, General Psychiatry Arşivi’nde ikizlerle yapılan otizm araştırmaları yayınlandı. California’da yaklaşık olarak 200 ikiz araştırıldı. Her ikiz kardeşten biri otizm tanısı almıştı. 
Araştırma, ikinci ikizin otizm belirtileri gösterme ihtimalini belirlemeyi hedeflemektedir. Eğer otizm yüksek oranda genetik ise tek yumurta ikizlerinde iki kardeşinde otizm tanısı alma olasılığı çift yumurta ikizlerine göre daha fazladır. Fakat araştırmacılar beklenmedik bir şekilde çift yumurta ikizlerinde iki kardeşin de otizm tanısı alma olasılığının daha fazla olduğunu saptadılar.
İkizlerin doğumda ya da erken çocukluk deneyimlerinde yaşanan ortak bir durumun sonucu bu olasılığa katkı sağlamış olabilir.
“Bu veri beni kesinlikle şaşırttı. Çift yumurta ikizlerindeki oranın çok daha düşük olmasını beklerdim.” Dr. Joachim Hallmayer, çalışmanın başyazarı, Stanford Üniversitesi Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Doçent Doktoru.
Bu yeni ikiz çalışması, otizm tartışılırken ikilemde kalınan iki konunun -genetik ve çevresel faktörlerin- önemini destekledi. 
1950’lerde, otizmin kötü ebeveynlik ve duygusal yoksunluktan kaynaklandığı savunulurdu. ‘Buzdolabı anneleri’ olarak adlandırılan duygusal yakınlık veremeyen anneler suçlanırdı. Araştırmalar ilerledikçe, ilk ikiz çalışmaları da dahil olmak üzere, otizmin kalıtsal yönleri netleşmeye başladı. 2010 yılında American Psychiatric Association Dergisi’nde yayınlanan makaleye göre, otizm spekturumu ‘en kalıtsal hastalıklar’ arasında yer alır.
Son yıllarda araştırmacılar çeşitli muhtemel çevresel ilişkilerin varlığına işaret ediyorlar. Bugün pek çok bilim insanı otizmin hem genetik hem de çevresel yatkınlığının olduğuna inanıyor.
Fakat ‘çevresel’ ikilemli bir sözcüktür. “Otizm alanında çalışan pek çok bilim insanı ‘çevresel’ sözcüğünü ‘DNA tarafından miras kalmayan her şey olarak’ olarak yorumluyor.” Prof. Irva Hertz-Picciotto, California Üniversitesi, Davis,MIND Enstitüsü. Çevresel etki, plasenta aracılığıyla fetüsün maruz kaldığı bir kimyasal olabilir ya da beslenme unsurları olabilir. Annenin stresi, ruh sağlığı ya da bir mikroba maruz kalıp kalmadığı da çevresel etki ile alakalıdır.
Sebepsel ilişkinin en güçlü olduğu durumlar hamilelik sürecinde kızamıkçık vakasının görülmesi ve talidomid, valproik asit gibi maddeleri içeren ilaçların kullanılmasıdır. Hava kirliliği, böcek ilaçlarına maruz kalma ve diğer kimyasallar da çevresel faktör sınıfındadır. Bunlar otizmle ilişkilendirilmekle birlikte nedensellik ilişkisi taşımamaktadırlar.
2010 yılında NeroToksitoloji Dergisi’nde yayınlanan Dr. Amir Miodovnik’in (Mount Sinai Tıp Okulu Pediyatristi) araştırmasına göre doğum öncesinde yüksek derecede ftalata (sert plastik olan polivinilkloriti esnek plastiğe çevirmede kullanılırlar) maruz kalan çocukların 7-9 yaşlarında sosyal bozukluklar gösterme ihtimali yüksektir. 
Ftalata pek çok tüketici ürünün de bulunan sözde endokrin bozucu özelliğe sahiptir. Beyin gelişimi gibi gelişimsel süreçleri engelleyebilen hormon bakımından aktif bir maddedir. “Yine de bu veri neden-sonuç ilişkisi kurmaya yetmez. Bu maddeler yalnızca otizmin semptomları ile ilişkilidir.” Dr. Miodovnik. Son araştırmalar tam tersi bir şekilde, doğum öncesinde annenin gebelik boyunca vitaminler almasının otizm riskini düşürdüğünü gözlemledi.
Bu epidemiyolojik ilişkiler bizi otizm spektrumuna etki eden başka yönlere çekiyor olabilir. “Her bir vaka muhtemelen pek çok faktörün birleşmesiyle ortaya çıkıyor. Hiçbir vakanın tek bir sebebi yok.” Dr. Hestz-Picciotto.
Bizim de hala emin olamadığımız risklerden uzak durmaları hakkında ailelere yön gösterici tavsiyeler vermek hem zordur hem de yersizdir ve tüm bunlar aileden aileye değişkenlik gösteren faktörlerdir. Fakat bazı tavsiyeler iyi temellendirilmiştir. 
Hamile kalmayı denemeden önce doğum öncesi vitaminler al.
Aşılarının güncel olduğundan emin ol.
İyi bir doğum öncesi bakımı al.
Aldığın her bir ilaç için riskleri ve yararları hakkında doktoruna danış.
Dr. Miodovnik’e göre potensiyel zehirli maddelere maruz kalmak tamamen önlenemez. Fakat ebeveyn adayları böcek ilacı gibi kimyasallardan uzak durmalı; endokrin bozucu plastikleri mikrodalga fırına koymamalı ve kokusuz kişisel ürünleri seçmelidirler. (Phalata pek çok kokulu maddede kullanılır.)
Tüm bunları, aileleri korkutmadan anlatmak çok zordur. Ailelere tavsiyeler verirken geçmişte yapılan hataları tekrar yapıyor olabiliriz ve bu yüzden otizmin sebebi olarak ebeveynler kendilerini görüyor olabilir. Bilim insanlarının bile anlayamadığı fetal genlere etki eden karmaşık bileşenleri çevrelerinden uzak tutamadıkları için kendilerini kötü hissetmemeleri gerekir.
Daha fazla öğrenmek ve daha fazla anlamak çocuklara ve velilere daha fazla yardımcı olmamızı sağlamalıdır. Otizmin gelişiminde hiçbir şeyin basit olmadığı hakkında onları aydınlatmalıyız. Otizme genetik faktörler sebep olabilir ve bunlar basit değildir. Çevresel faktörler de sebep olabilir. Bunlar da hiç basit değildir. Çalışmaların bize net olarak sunduğu şey; genlerin etkileşimleri, çevresel etkiler hakkında daha çok şey öğrenmemiz gerektiği ve otizmin kişisel karmaşık bir hastalık olduğudur.
Orijinal Metin: http://www.nytimes.com/2011/08/09/health/views/09klass.html
 
 

PROBLEM TARAMA ENVANTERİ

Çocuğunuzun Problemini Birlikte Değerlendirelim!

UZMANLIK ALANLARIMIZ

Yorum yazın

DİLGEM Eğitim Öğretim Danışmanlık ve Yayıncılık Ltd. Şti. Atatürk Mahallesi Girne Caddesi Zengin İş Merkezi No: 20 D: 7-9 Ataşehir / İSTANBUL

+90 (216) 456 42 42

dilgem@dilgem.com.tr

www.dilgem.com.tr

FOTO GALLERİ

  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf12.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf14.png
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf13.png
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf10.png
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf1.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf2.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf3.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf4.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf5.jpg