Klasik Şartlanmanın Tatma İsteksizliği Üzerindeki Rolü

Klasik Şartlanmanın Tatma İsteksizliği Üzerindeki Rolü

 

Şartlandırılmış bir tatma isteksizliği, o yiyeceği tükettikten sonra hastalık dönemi yaşanması ve sonrasında o yiyeceğin yarattığı isteksizliği içerir. Bu isteksizlikler klasik şartlandırmanın, yalnızca bir kere hasta hissetme olayından sonra bile davranış değişikliklerine neden olabileceğinin harika bir örneğidir.

Klasik Şartlandırmada Tatma İsteksizlikleri Nasıl Çalışır?
Bir şey yedikten sonra hiç hastalandınız mı? Daha sonrasında bu yiyeceği sadece aklınızdan geçirseniz bile sizi biraz tedirgin hissettirdiği oldu mu? Bu, genellikle klasik şartlandırılmış bir tatma isteksizliği olarak adlandırılan bir örnektir.

Hastalığa neden olan gıdayı ileride tekrardan yemeye çalışmanın tatma isteksizliğine yol açtığı söylenmektedir. Örneğin, öğle yemeğinde tavuk yedikten sonra hastalandıysanız, ileride yediğiniz tavuğun sizi hasta etmemesine rağmen onu yemeyi tercih etmeyebilirsiniz.

Hastalığın hemen ardından o yiyecekten kaçınmamız beklenir bir davranış gibi gözükse de, araştırmalar gıda tüketiminin ve hastalığın başlangıcının mutlaka birbirine yakın bir şekilde gerçekleşmiş olamayacağını da göstermiştir. Şartlandırılmış tatma isteksizlikleri, nötr uyaranla (yemek yeme) ve koşulsuz uyaranla (hasta hissetme) aralarında bir gecikme olsa bile gelişebilir.

Klasik şartlandırmada şartlı yiyecek isteksizliği, tek denemeli öğrenmenin örneğidir. Otomatik bir yanıt oluşturmak için önceden nötr bir uyarıcı ile koşulsuz uyarıcının sadece bir kez eşleşmesi gerekir.

Klasik Şartlandırmada Tatma İsteksizlikleri Örnekleri
Tatilde olduğunuzu ve bir restoranda tavuk yediğinizi hayal edin. Tavuğu yedikten birkaç saat sonra şiddetli bir şekilde hastalanıyorsunuz. Bu olaydan yıllar sonra, kendinizi bir tavuk yemeği yerken bulabilirsiniz ve size o yemeği hatırlatan kokuyu aldığınızda bile bu rahatsız edici olabilir.

Bu şartlandırılmış tatma isteksizliği bozukluğu, hastalığınızın o belirli gıdayı yemeye bağlı olmadığını bilseniz bile oluşabilir. Gerçekte ise, seyahatten birkaç gün önce hasta olan ve sizinle seyahat eden arkadaşlarınızdan birinden kötü bir mide virüsü kaptığınızı tam olarak bilmiyor olabilirsiniz.

Şartlandırılmış tat isteksizlikleri oldukça yaygındır ve günlerce veya birkaç yıl sürebilir.

Bazı yiyeceklere karşı kendi isteklerinizi düşünün. Belirli öğeler için hoşnutsuzluğunuzu bir hastalık, rahatsızlık veya bulantı dönemine bağlayabilir misiniz? İnsanlar, belirli bir gıdayı hastalanmadan önce tükettikleri için yıllarca bazı yiyecek türlerinden kaçındıklarını fark edebilirler.
Klasik Şartlanmanın Tatma İsteksizliği Üzerindeki RolüKlasik Şartlanmanın Tatma İsteksizliği Üzerindeki Rolü
Tatma İsteksizliklerini Anlamak
Tatma isteksizlikleri hem bilinçli hem de bilinçsiz olarak gerçekleşebilir mi?

Çoğu durumda, insanlar bir çeşit yiyeceği sevmeme nedenlerinin altında yatan sebeplerin tamamen farkında olmayabilirler. Bu tatma isteksizlikleri neden özellikle hastalığın belirli bir yiyeceğe bağlı olmadığını bilinçli olarak fark ettiğimizde ortaya çıkıyor?

Zaten fark etmiş olabileceğiniz gibi şartlandırılmış tatma isteksizlikleri, klasik şartlandırmanın temel mekaniğinin bazılarına harika bir örnektir.

Daha önce nötr olan uyaran (yiyecek), koşulsuz bir tepkiye yol açan (hasta hisseden kişi) koşulsuz bir uyaranla (bir hastalık) eşleştirilir.

Bu bir defalık eşleştirmeden sonra, önceden nötr uyaran olan (yiyecek) artık şartlı bir tepki ortaya çıkaran (yemeğin önlenmesi) şartlandırılmış bir uyarandır.

Bu şartlı tatma isteksizliklerinin hepsi bu kadar mı? Daha önce fark etmiş olabileceğiniz gibi, yukarıda açıklanan senaryo, klasik şartlandırma için standart beklentilere tam olarak uymuyor.

Her şeyden önce şartlandırma, nötr uyaran ile koşulsuz uyaran (UCS) arasındaki tek bir eşleşmeden sonra meydana gelmiştir. Nötr uyaran ile koşulsuz uyaran arasındaki zaman genellikle birkaç saniyedir.

Klasik şartlandırmanın genel ilkelerini ihlal ettiği görülmesine rağmen, araştırmacılar şartlı tatma isteksizliğinin deneysel ortamdaki etkilerini gösterebilmişlerdir.

Böyle bir deneyde, psikolog John Garcia laboratuvar farelerine aromalı su (daha önce nötr bir uyarıcı) verdi. Birkaç saat sonra farelere onları hasta eden bir madde (koşulsuz uyaran) enjekte edildi. Daha sonra farelere aromalı su teklif edildiğinde, içmeyi reddettiler.

Tatma İsteksizliklerini Açıklamak
Garcia’nın araştırması klasik şartlanma hakkında daha önce anlaşılmış olanların çoğuyla çeliştiğinden dolayı, birçok psikolog sonuçlara ikna olmamıştır. Pavlov, herhangi bir nötr uyaranın koşullu bir tepki verebileceğini öne sürmüştür.

Eğer bu doğru olsaydı, neden hastalık hisleri saatler önce tüketilen yiyecekten kaynaklanıyordu? Hastalık, belirtiler ortaya çıkmadan hemen önce olmuş bir şeyle ilişkili olmaz mıydı?

Garcia, "Tatma isteksizlikleri, klasik ya da edimsel koşullanmanın mevcut çerçevesine rahatça uymuyor" demiştir. Ayrıca "Bu isteksizlikler seçici olarak diğer uyaranları dışlamak için farklı lezzetler arıyorlar. İnterstimulus zamanları bin kat fazla uzun oluyor." demiştir.

Garcia ve diğer araştırmacıların gösterebildiği şey, bazı durumlarda kullanılan nötr uyaran, şartlandırma sürecini etkilediğidir. Öyleyse neden bu tür uyarıcı tipi bu kadar önemli?

Açıklamanın bir kısmı biyolojik hazırlık kavramında yatmaktadır. Temel olarak, hemen hemen her organizma, biyolojik olarak belirli uyaranlar arasında belirli ilişkiler kurmaya yatkındır.

Bir hayvan belirli bir gıdayı yerse ve hastalanırsa, gelecekte bu tür yiyeceklerden kaçınmak için hayvanın bunun farkında olması oldukça önemli olabilir. Bu kaçınmaların hayvanın hayatta kalması için sıklıkla gereklidir, bu nedenle bu farkındalığı kolayca oluşturmaları şaşırtıcı değildir.

Son olarak;
Klasik şartlandırmanın davranış üzerinde güçlü bir etkisi olabilir. Tatma isteksizliklerinin açıkça gösterdiği gibi, bazen öğrenme sadece bir denemeden sonra bile çok hızlı bir şekilde gerçekleşebilir.

Bir dahaki sefere kendinizi belirli bir gıdadan uzak tuttuğunuzda, şartlı bir isteksizliğin söz konusu gıdadan hoşlanıp hoşlanmamanız üzerinde rol oyuyor olabileceğini düşünebilirsiniz.

Kaynakça
https://www.verywellmind.com/what-is-a-taste-aversion-2794991

 

PROBLEM TARAMA ENVANTERİ

Çocuğunuzun Problemini Birlikte Değerlendirelim!

UZMANLIK ALANLARIMIZ

Yorum yazın

Müşteri destek ekibimiz sorularınızı cevaplamak için burada. Bize herşeyi sorabilirsiniz. WhatsApp ile size anında dönüş yapılacaktır.
Merhaba, size nasıl yardımcı olabilirim?

DİLGEM Eğitim Öğretim Danışmanlık ve Yayıncılık Ltd. Şti. Atatürk Mahallesi Girne Caddesi Zengin İş Merkezi No: 20 D: 7-9 Ataşehir / İSTANBUL

+90 (216) 456 42 42

dilgem@dilgem.com.tr

www.dilgem.com.tr

FOTO GALLERİ

  • /upload/gallery/cocugunuzda-kacirmayi-istemeyeceginiz-kritik-gelisimsel-donum-noktalari.jpg
  • /upload/gallery/dil-konusma-isitme.jpg
  • /upload/gallery/beynin-islevleri.jpg
  • /upload/gallery/bedenim-icin-guvenlik-kurallarim-.jpg
  • /upload/gallery/duyusal-sistemler.jpg
  • /upload/gallery/tree.jpg
  • /upload/gallery/artikulasyon-terapisi-basamaklari.jpg
  • /upload/gallery/yasam-kalitesi.jpg
  • /upload/gallery/afazili-bireylerle-nasil-iletisim-kurulmali.jpg
Türkçe Katalog Almanca Katalog