DİL GELİŞİM BASAMAKLARI

2017

27

Ekim

DİL GELİŞİM BASAMAKLARI Uzmanlık Alanlarımız / Dil ve Konuşma Terapisi

Dil gelişimi yönünden yaşamın ilk bir yılı prelinguistik dönem, okul öncesi yıllar ise temel dil yeteneklerinin kazanıldığı dönemler olarak tanımlanır. Prelinguistik dönem bebeğin ilk kelimeleri çıkarmadan önce ses ve mimikleri ile iletişim kurduğu dönem olup bu dönemin ilk kelime çıkışı ile bağlantılı olduğu düşünülür (Vithman ve ark. 1985, Bee 1992).

 

Bebekler dil gelişimi için doğuştan donanımlı olup duymaya karşı son derece hassastırlar. Doğumdan sonraki birkaç gün içinde bombardıman şeklinde gelen tüm sesler arasından insan sesini hatta annelerinin sesini ayırt edebilirler (DeCasper ve Fifer 1980, Bertoncini ve ark. 1988). Ses farklılıklarına duyarlı olup, hece grupları arasındaki farkları, "b" ve "p", "d" ve "t" ses farklarını anlayabilirler (De Villers ve De Villers 1979). 4 günlük Fransız ve 2 aylık Amerikan bebeklerinin alındığı bir çalışmada bebeklerin kendi dillerine ait sözleri yabancı dilden ayırtedebildikleri gösterilmiştir (Mehler ve ark. 1988).

 

Yenidoğanın temel sesli davranışı olan ağlama, doğumdan sonraki ilk aydan başlayarak farklılaşır, ağrı ve açlık ağlamaları yaşamın ilk haftasında ayırtedilmeye başlar (Lewis 1982, Graham 1991). Hayatın ilk 2-3 haftasındaki sesler nitelikleri ve şiddetleri farklı ağlamalardan ibaret değildir. Çocuğun bu ara homurtuyu andıran, esnemeyi ya da iç çekmeyi andıran bir takım sesler çıkardığı da olur. Öksürük, hapşırık ve kusma olaylarına ait sesleri de unutmamak gerekir. Bu seslerin çocuğun nefes alma çabasına bağlanabileceği görüşü ağırlıktadır. Ağlama ve huzursuzluk seslerinin yanısıra ilk bir ay içinde hoşnutluk sesleri belirmeye başlar. Ağlama şiddet ve sıklığı gelişim içinde giderek azalırken; bebeğin ses kalitesinde ilk bir yılda belirgin değişimler olur (Bell ve Ainsworth 1973). Buna göre bebek doğumdan iki aylık döneme kadar olan zamanda öncelikle refleks ağlamalar ve geğirme, öksürme ve esneme gibi vejetatif sesler üretir. Bebeğin ağlamasının onu duyan erişkin üzerinde etkisi olmasına karşın, bebek henüz erişkinlerin dikkatini çekmek amacıyla ağlamayı kullanmamaktadır. Bu dönemde ağlama daha çok açlık, soğuk ya da sıkıntı gibi içsel durumlara verilen içgüdüsel bir yanıttır. Yedi haftalıktan küçük bebeklerde açlık ağlamak için en önemli nedenlerden biriyken, gürültü ve ışık ikinci derecede önemli nedenler arasında sayılabilir. İlk üç ayda karın ağrısı genel ağlama nedenidir. Bebek büyüdükçe baş boyun anatomisi değişmesi ile çıkarılan ses yelpazesi genişler ve konuşma sesine daha yakın resonansta ses üretimi başlar.

 

2-5 aylar arasında bebek, konuşma ve iletişim düzeyinde önemli iki davranışı gösterir. Bunlardan biri öncelikle sosyal etkileşimde ortaya çıkan hoşnutluk ifade eden konuşma benzeri seslerdir, "gıgıldama" ya da "hoşnutluk sesleri" olarak bilinir (cooing/comfort sounds). Diğer önemli davranış ise gıgıldama ile eş zamanlı ortaya çıkan "gülümseme"dir.

 

4-8 aylardaki diğer dönem Stark tarafından "vocal play (ses oyunu)" dönemi olarak belirtilir. Agulama (Babbling) dönemi olarak da bilinen bu dönemde bebek sesli ve sessiz harfler içeren tek heceler üretir. Gıgıldama sırasında sesler bebek çoğunlukla uzanır durumdayken ve daha çok dilin gerisinden çıkmakta iken bu dönemdeki sessiz sesler daha çok dilin ön tarafından çıkartılır. Sesli oyun gıgıldamadan farklı olarak temelde sosyal etkileşime yanıt şeklinde değildir. Bebek bu ses oyununu erişkinle iletişimini başlatmak ve yanıt olarak kullansa da genelde bu oyunu tek başına oynamayı tercih eder. Bu durum, bebeğin yeni ses üretme becerisinin bir pratiği olarak değerlendirilebilir (Paul ve ark. 1996). Dördüncü ayın tamalanması ile birlikte ses kalitesi de değişir, artık bebek glotis ve uvuladan kaynaklanan ilk sesler yerine konuşma sesleri çıkmaya başlar.

 

İlk yılın ikinci yarısından itibaren görülen "tekrarlayan (redublicated) babbling" sesli ve sessiz harfler içeren aynı hecenin tekrarlanması şeklinde (örn. "bababa", "mamama") olup b, p, t, d, m ve n en sık kullanılan sessizler olarak bildirilmiştir. Ses oyundakine benzer olarak tekrarlayan babbling de bebeğin kendi kendine yapmayı tercih ettiği bir davranıştır (Paul ve ark. 1996).

 

 

Yaklaşık 5 aylık iken sessiz harflerin kullanımı ve ses taklidi, 11. ayda ise kelimelerin taklit edilmesi başlar. Taklit etme davranışı bebeğin dil gelişimi ve sosyal becerileri kazanması için önemli bir belirleyicidir. Normal gelişim gösteren bebeklerin ilk anlamlı sözcük çıkarmayı öğrenmeden önce sesi taklit etme becerisine gereksinim duydukları belirtilmekte, sözel taklidin övgü ile karşılanmasının ve model olma davranışlarının ise benzer sesler çıkartılmasını belirgin olarak arttırdığı ileri sürülmektedir (Behrman ve Vaugan 1987).

 

İlk kelimeler 8-18 ay arasında ortalama 12. ayda çıkarken, 2. yaş ile çocuğun kelime haznesi 200'e ulaşmaktadır. Öncelikle isimler, sonra fiil, sıfat ve zarfların kullanımı başlar ve tüm bebekler dil gelişim zincirinde fonoloji, sentaks ve semantik halkalarına geçişte aynı sırayı izlerler. Bir başka deyişle çocuklar dili bir düzen içinde öğrenirler. Dil gelişimi sembolik oyunlar, tasarım ve taklit ile içiçedir (Lewis 1982).

 

Dilin gerçekten anlaşılması 8. ay dolaylarına rastlar. İlk yılın son çeyreğinde bebekler alışkın oldukları ortamda sürekli duydukları bazı sözcüklere yanıt vermeye başlarlar. Örneğin anne 'haydi cee oynayalım' dediğinde bebek ellerini çırpar. Bu erken anlamalar sözün gelişi ile ilgilidir (contextually bound). Champman’a göre bu anlamalar sıklıkla annebabaların 8-12 aylık bebeğin gerçek olandan çok daha fazlasını anladığına inanmalarına yol açar (Aktaran Paul ve ark. 1996). Dilin anlaşılması, kullanılmasına öncülük eder, bir başka deyişle çocuklar dili kullanmadan çok önce kelimeleri ve cümleleri anlarlar.

 

İlk yılın sonuna doğru çoğu bebek kelime kullanmaya başlar. Çocuğa özel olan bu kelimeler erişkinin kullandığına benzemez ancak belli durumlar için kullanılır (protowords) (Paul ve ark. 1996). Bebeğin kendine özgü olan ve 4 ya da daha fazla heceli, gerçek kelime içermeyen cümle benzeri sözler kullanır (Jargon / Gibberish dil) (Bzoch ve League 1991). 10-20 aylık çocukların ses üretimleri ile ilgili bir çalışmada çok heceli gerçek kelime üretimine odaklaşılmıştır. Çocuğun ilk sözlüğünde yalnız kısa kelimeler bulunur. Hatta çok heceli kelimelerin çoğu, 18 aya dek tek heceler, tek heceli kelimeler şeklinde çıkar. Bu sınırlılık yalnız tek heceli kelime kullanma eğilimi ile açıklanamayan gelişimsel bir sınırlılıktır. Bu dönemde çocuklar çok heceli kelimeleri de tek hece ile (örneğin, piyano için po) ifade ederler (Johnson ve ark. 1997). İki yaşına kadar kullandığı kelimelerin %70'i tek hecelidir.

 

Çocukların ilk kelimeleri arasında genel olarak isimler başta gelir. İlk kelimeler arasında fiiller, sıfatlar, edatlar da görülmektedir. Zamirler genellikle sonraki dönemde ortaya çıkar.

 

Çocuğun ilk kelimesi anne-babası için büyük bir olaydır. Ancak çocuğun bu ilk kelimesinin ardından hızlı bir dil gelişimi beklemek de yanlış olur. Çocuk bu aşamadan sonra da sesleri birbirinden ayırma, vurgulama, kelimelerin anlamlarını kavramaya başlama ve yeni kelimeler öğrenmeye devam edecektir. Konuşma seslerinin ayırıcı niteliklerini algılama yolundaki gelişmesine devam edecek belli seslerin akustik özellikleri açısından farklı olsalar bile aynı anlama geldiklerini anlayacaktır. Dil gelişimi ilerledikçe çocuk ister fısıldansın, ister yüksek sesle söylensin, ister erkek, kadın ve çocuk tarafından söylensin belli bir kelimenin hep aynı anlama geldiğini kavrar (Yavuzer 1999).

 

Her yaştaki insanda olduğu gibi küçük çocuklarda da anlaşılan kelime sayısı kullanılan kelime sayısından fazladır. Anlama ve anlatma sözel iletişimde birbirine

bağlı özelliklerdir. Konuşulan dilin anlaşılması söylenen sözcüklerin semantik ve sentaks içeriklerinden anlam çıkarabilme becerisine karşılık gelir. Semantik düzey kelimeleri ve aralarındaki ilişkiyi anlama becerisini ifade eder. Örneğin "baba" denildiğinde erkekleri, "köpek" denildiğinde hayvanları algılar. Semantik kategorilerin gelişimi çocuğun kelime gelişimi ve bilişsel gelişim düzeyi ile yakından ilişkilidir. Sentaksın anlaşılması ise kelimelerin dizilimi, yanyana gelişi ve bunların anlam farklılıklarının anlaşılabilmesidir (örneğin "Çocuk köpeği arıyor" ve "Köpeği çocuğu arıyor" cümleleri arasındaki farkın anlaşılabilmesi gibi). Küçük çocukların kelime birleştirmeleri ya da iki kelimeden oluşan cümleleri, iletişimsel özellik taşımakla birlikte çoğunlukla söz dizimi kurallarına uymaz. Çocuk sentaks kurallarını 2-3 yaşından itibaren kazanmaya başlar. 18 aylıktan itibaren görebildiği nesneler için kullanılan tek kelimeleri ya da adlandırmaları anlayabilirse de çocuğun iki kelimenin ifade ettiği anlamı kavraması 2. yılı bulur, böylece örneğin "kamyonu it" denildiğinde o nesneye bir eylem uygulayacağını anlayabilir (Wilson 1996).

 

Tablo 1'de bebek ve çocuklardaki reseptif ve ekspresif dil gelişim basamakları gösterilmiştir (Lewis 1982, Paul ve ark. 1996, Bzoch ve League 1991, Şener ve ark. 1995, Savaşır ve ark. 1993, Vaugan ve Litt 1990).

 

Sonuç olarak tüm bebekler dili öğrenmeye öncelikle kullanılan dildeki sesleri öğrenmekle başlarlar. Dil gelişimi ile beyin matürasyonunun yakın ilişkisi olup beyin matürasyonunun 2/3'ünün kazanıldığı 3 yaşında belirgin dil kazanımı beklenir. Doğumdan sonraki ilk 3 ayda ekspresif dil gelişimi fonem düzeyde değişimler ile kendini gösterirken, 3-9. aylar morfemik, 9-18. aylar sentaks (cümle) düzeyinde, 18-36. aylarda ise semantik (anlam) düzeyde dil kazanımı sağlanır (Paul ve ark. 1996, Bzoch ve League 1991).

 

Dil gelişimindeki bu sıralama değişmezken bu gelişimin hızı fizyolojik ve genetik özellikler, cinsiyet, algısal, bilişsel ve nörolojik gelişim, sosyal çevre ve etkileşim, aile-çocuk arasındaki sözel iletişim düzeyi, sosyoekonomik ve sosyokültürel özellikler gibi etmenlerden etkilenebilmektedir (Lewis 1982, Paul 1996).

 

Gelişimsel açıdan biyolojik, nörolojik, psikososyal, psikoseksüel ve bilişsel gelişim birarada ve birbirini yakından etkileyerek oluşmaktadır. Dil gelişimi doğumdan itibaren hızla başlayan bu koordineli gelişim ve öğrenme sürecinin önemli bir parçasıdır.

 

Siz de aşağıdaki BEBEK ve ÇOCUKLARDA ALICI ve İFADE EDİCİ DİL BASAMAKLARI skalasına bakarak bebeğinizin ya da çocuğunuzun dil ve konuşma gelişim düzeyini tespit edebilirsiniz. Bebeğiniz ya da çocuğunuzun dil ve konuşma gelişiminde bir problem olduğunu ya da olabileceğini düşünüyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

BEBEK ve ÇOCUKLARDA ALICI ve İFADE EDİCİ DİL BASAMAKLARI

Dönem

Alıcı Dil

İfade Edici Dil

 1. ay

§  Rastgele hareketlerini ses ile durdurur.

§  Ani ses ya da gürültü ile sıçrar.

§  Bildik bir ses ile sıklıkla rahatlar.

§  Ağlar, rastgele sesler çıkarır.

 2. ay

§  Konuşanı dinliyor görünür, gülümseyebilir.

§  Acıktığında ‘özel’ bir ağlaması vardır.

§  Hoşnutluk sesleri çıkar ve sosyal gülümseme başlar.

 3. ay   

§  Konuşana bakar, yerini belirler.              

§  Birlikte oynandığında gülme ve diğer keyifli sesleri çıkarır, iki ya da daha fazla farklı hece çıkarır, gıgıldar.

 4. ay

§  Kızgın ve hoşnut ses farkını anlar,                 

§  Odada görme alanı dışındaki konuşanları arar.

§  Sosyal uyarana sesli yanıt verir.

§  Sıklıkla ‘P’, ‘B’ ya da ‘M’ gibi sesleri kullanır.

 5. ay

§  Düzenli olarak ses kaynağını saptar.

§  Adına tepki verir.

§  Ses taklidi başlar.

§  ‘O’ ve ‘U’ ya benzer bazı kalın ünlü sesler kullanır.

 6. ay

§  ‘bay bay’, ‘mama’, ‘dede’ gibi kelimeleri tanıyor görünür.                    

§  Sesli itiraz etme ve keyifle çığlık atma vardır.

 7. ay

§  ‘gel’, ‘bay bay’ gibi ifadelere jestlerle yanıt verir.

§  Kelime benzeri sesler çıkarır.

 8. ay

§  Adı söylendiğinde hareketini durdurur.

§  Hece tekrarları yapar, cee oyunu oynar.

 9. ay   

§  Hayır denince hareketini durdurur.  

§  Sözel uyaranla verilen ses ya da heceleri ve konuşmanın tonlamasını taklit eder.

 10. ay

§  Sıklıkla sözel rica üzerine oyuncaklar ya da başka nesneleri ebeveyn ya da başkalarına verir.       

§  İlk kelimelerini söyler, ‘uf-uf’ gibi bazıünlemleri, jargon dili kullanır.

 11. ay

§  Basit soruları (köpek nerede? gibi) bakarak ya da göstererek yanıtlar.                                       

§  ‘Cee’ oyununu başlatır.

§  Yeni duyduğu kelimeleri tekrarlar.

 12. ay 

§  Sözel isteklere jestlere yanıt verir.

§  Genellikle uzun bir zaman süresince konuşmaya yoğun ilgi ve tepki gösterir.                                  

§  Tanıdık nesnelere ismiyle hitap eder.

§  Bir miktar tutarlılık ile 3 ya da daha fazla kelimeyi kullanır.

 12-14.aylar

§  Her hafta bazı yeni kelimeleri anlar görünür.         

§  Konuşanın duygusal tonunu daha iyi anlar.              

§  Adlandırılan resimlere 2 dakika ya da daha uzun ilgisini sürdürür.                                      

§  Belirli bir tutarlılık içinde 5 ya da daha fazla kelimeyi kullanır.

§  İşaretle ve beden hareketleri ile birlikte ses ve bazı kelimeleri kullanarak istenen nesneleri elde etmeye çalışır.

§  Anlaşılmaz seslerin yanı sıra anlamlı kelime sıklığı artar.

14-16. aylar

§  Bazı tanıdık nesneleri diğer odadan seçip getirerek çiftli sözel uyarıları anladığını gösterir.

§  Birçok nesneyi (ya da isimlendirildiklerinde nesnelerin resimlerini) işaret ederek tanımlayabilir.

§  Bedeninin çeşitli büyük parçalarının isimlerini net olarak algılar.              

§  Tutarlı biçimde 7 ya da daha fazla (20’ye kadar) gerçek tek kelimeleri kullanır.

§  /t/, /d/, /n/, /h/ gibi sesleri daha sık kullanır.

§  Bazı gerçek kelimeleri sık kullanılan mimiklerle kullanarak daha fazla iletişimde bulunur.

 

 

 16-18.  aylar

§  Basit soruları kavrar ve bir top ya da başka bir nesne ile ilişkili birbirini izleyen iki yönergeyi yerine getirebilir.

§  Her hafta geniş kategorideki yeni kelimeleri öğrenir ve hatırlar (yeni yiyecek, giysi, hayvan vb.).

§  150 kadar kelimeyi anlar. Tek bir istek ile bildik nesneler arasında iki ya da daha fazlasını tanır (ör. top ve saati bulur).

§  İstekler ve gereksinimlerini ifade etmek için mimikler yerine kelimeleri kullanmaya başlar.

§  Konuşmada sık işittiği kelimeleri kullanmaya başlar.

§  Kelime dağarcığında sürekli ve aşamalı bir artış gösterir (her ay 3-4 yeni kelime).

 18-20.  aylar

§  Sözel istek üzerine büyük resimlerde bedenin çeşitli parçaları ve giysilere ilişkin çeşitli maddeleri gösterir.

§  ‘otur’, ‘buraya gel’, yapma’ fiillere uygun tepkiler verir.

§  Kişisel zamirlerdeki farklılıkları (‘onu ona ver’, ‘onu bana ver’ gibi) bir ölçüde anlar.

§  Sık işittiği bazı 2 kelimelik ve 3 kelimelik cümleleri taklit eder.

§  Oyun sırasında çevresel sesleri (motor, hayvanlar vb.) taklit eder.

§  En az 10-20 kelimeden oluşan kelime dağarcığı vardır.

 20-22. aylar

§  Basit ancak ilişkili 3 sözel emir/isteği yerine getirir.

§  İsimlendirilen genel nesneleri ve genel nesnelerin resimlerini fark eder.       

§  2 ya da 3 kelimeyi cümle içinde bir araya getirir (ben gidiyorum bay bay vb.).

§  Gerçek kelime sayısı artar.

§  Anlaşılmaz dil ve gerçek kelimeleri birlikte kullanarak yaşantılarını anlatmaya çalışır.

22-24.aylar   

 

§  Sözel istek üzerine 5 ya da daha çeşitli madde arasından birini seçebilir.

§  Sadece kelimelerin değil uzun cümlelerin anlamını ve mantığını anlıyor görünür.

§  Eklemeleri (sana, ona vb.) ve bazı karmaşık cümleleri anlar (ör. pastaneye gidince sana bir külah dondurma alacağım).

§  Zaman zaman 3 kelimeli cümleler kullanır.

§  Zaman zaman kendi adını kullanarak kendini kasteder.

§  Bazı zamirleri kullanmaya başlar.

§  Kelime sayısı ortalama 22’dir.

 24-27.  aylar

§  Sorulduğunda bedenin 3 ya da daha fazla küçük parçasını gösterir (çene, dirsek, göz kapağı vb.).

§  Aile içi konum belirleyici isimler öğrenir (amca, büyükanne gibi).                   

§  Genellikle 2 ya da 3 kelimeli cümleler kullanır.

§  Bazı kişisel zamirleri doğru olarak kullanır.

§  Bazı kişisel gereksinimleri için sözel olarak yardım ister.

 27-30.  aylar

§  İşlevsel bağlantıları anlar (ne ile yiyorsun gibi soruları yanıtlar).

§  Nesneleri niteliklerine göre tanır (büyük, küçük).                                 

§  En azından bir rengi doğru biçimde adlandırır ve tanır.

§  İki ya da daha fazla sayıyı sırasıyla doğru olarak sayabilir ya da tekrarlayabilir.

30-36.aylar   

 (2.5-3 yaş)

§  Ekmeğin, simidin yarısını ver denildiğinde yarımın ne demek olduğunu bilir.                       

§  2-3 gün önceki olayları hatırlayıp anlatır.

§  İsmin ne diye sorulunca söyler.

§  Anlamadığı bir kelime duyarsa ‘ne demek’ diye sorar.

36-54. aylar

 (3-4.5 yaş)

§  Ön takıları (edat) anlar (altında, arkasında vb.).

§  3500-5000 kelimeyi anlar.

§  Neden-sonuç ilişkisini anlar (acıktığında ne yaparsın gibi). Benzerlikler kurabilir.                       

§  Telaffuz oldukça düzelmiştir.

§  Geçmişten konuşabilir.

§  Zamanları düzgün kullanır.

§  Çoğul, tekil, soru, ünlem cümleleri kurar.

§  Konuşmasının % 90ı anlaşılır.

 

4.5 yaş üstü        

 

§  Hız, sayı, zaman gibi kavramlar gelişir.                       

§  Sağ, sol ayırımı yapar. Anlamlarına göre sınıflandırma yapar.

§  Düşünceleri, öyküleri rahat olarak anlatır.

§  Cümleyi değişik biçimlerde kurabilir.

§  Kendi yanlışlarını kendisi düzeltir.

Kaynakça: Bebeklerde ve çocuklarda dil gelişimi. Karacan, Elvan. Uz. Dr., Gazi Üniversitesi Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları  Anabilim Dalı, ANKARA

PROBLEM TARAMA ENVANTERİ

Çocuğunuzun Problemini Birlikte Değerlendirelim!

UZMANLIK ALANLARIMIZ

Yorum yazın

DİLGEM Eğitim Öğretim Danışmanlık ve Yayıncılık Ltd. Şti. Atatürk Mahallesi Girne Caddesi Zengin İş Merkezi No: 20 D: 7-9 Ataşehir / İSTANBUL

+90 (216) 456 42 42

dilgem@dilgem.com.tr

www.dilgem.com.tr

FOTO GALLERİ

  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf12.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf14.png
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf13.png
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf10.png
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf1.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf2.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf3.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf4.jpg
  • /upload/gallery/dilgem-dil-gelisim-merkezi-fotograf5.jpg