Gerçekte Bağ Kurmayı Ne Harekete Geçirir?

3 dk. okuma süresi
Gerçekte Bağ Kurmayı Ne Harekete Geçirir?

Sıklıkla sağlıklı iletişimin harika bir ilişkinin temel taşı olduğunu söyleriz, ancak öyle midir? Nörobilim ilişkilerde bağ kurmanın gerçekten ne ile harekete geçtiğini incelememize yardımcı oldu. Beynin perdelerin renginden hatta aşktan önce güvenlik ve emniyet ile ilgilendiğini biliyoruz. O zaman beynimizin ve sinir sistemimizin bağ kurma dilini nasıl daha etkili bir biçimde konuşabiliriz? Yakın zamanda çıkan “Kelimelerden Daha Fazlası: Her İlişkide Aşkı Derinleştirmenin ve Bağ Kurmanın Bilimi” kitabımda bu gibi soruları keşfediyor ve en güncel bilimle cevaplıyorum. Anlaşılıyor ki beyin biliminden ilişkilerimizde verimli ve etkili nasıl güvenli bağlar yaratabileceğimize dair çok şey öğrenebiliriz. Gelin, önemli noktalardan bazılarını birlikte inceleyelim.

  1. Bağ kurmayı harekete geçiren şey sözsüz iletişimdir. Söylediğimiz sözler önemlidir, ancak sözsüz mesajlar kadar değil. Sinir sistemimiz biriyle ne kadar güvende hissetmemiz gerektiğine yüz ifadelerinden, ses tonundan ve vücut dilinden yola çıkarak karar verir. Bir kişinin bakışının kalitesini, yakınlık ve dokunuşun varlığını (veya yokluğunu) ölçerek, bağ kurma ipuçlarını bilinçdışında değerlendiririz. Sinir sistemimiz birisiyle güvende hissettiğimize ikna olduğunda, onlarla rahatlarız ve söylediklerine açık oluruz. Ancak sözsüz mesajlar bizi diken üstünde tutarsa birisinin iletişimine dikkat vermek zorlaşır. Bunu avantajınıza kullanarak fazla kelime ve konseptlerle etkileşim kurmadan önce sözsüz bir şekilde gözlerinizle, tonunuzla, dokunuşunuzla ve vücut dilinizle güvenliği ve emniyeti konuşabilirsiniz.
  2. Hepimiz daha fazla anda kalmalıyız. Beyin ve sinir sistemi yakınlığa karar verebilmek için görülür pozitif ilgi, cana yakınlık ve güvenlik mesajlarına ihtiyaç duyar. Pozitif ipuçlarının yokluğunda beyin güvenlik önlemi konusunda en kötüsünü düşünür ve başkaları (hatta partnerler!) için şüpheli yaklaşır, zira beyin güvenlik algısı için günde birçok kez hesaplama yapmaktadır. Bilinçdışında hemen göze çarpmayan bir kopukluk genellikle tartışmalara ve küçük anlaşmazlıklara yol açar, asıl mesele güven ve iyi niyet eksikliğidir. Ama bir kez kendimizi bağlı hissettiğimizde, bu küçük tartışmalar ortadan kalkar. Açık bir şekilde ilgi ve takdir etme mesajlarını göndermek için fiziksel olarak vücut dilimizle, zihinsel olarak odağımızla ve duygusal olarak merak ve empatimizle tamamen anda olmalıyız. Partnerimizle olan etkileşimimizde birden fazla iş yapmamalı, bütün dikkatimizi o ana ve partnerimize vermeliyiz. Beraber akşam yemeği hazırlamak ve temizlemek güzel olabilir ancak sinir sistemi derin bağ kurmak için doğrudan etkileşimin yaşandığı anlara ihtiyaç duyar; yavaşladığımız, birisinin gözlerine sıcaklıkla baktığımız, bize ne ifade ettiklerini gösterdiğimiz ve sevdiğimiz anlara. Derin bağların kurulduğu anlar hafızada kalır ve sonraki etkileşimlerde iyi niyet taşır.
  3. Pratik yapmak otomatik alışkanlıkları yeniden yapılandırır.  Hepimiz ilişkilerde uzayıp giden, düzelmeyen sorunları biliriz, hiç iyileşmeyecek gibidirler. Eğer ilişkiler bilimine aşina iseniz alışkanlıkların ve bakış açıların değişmesini beklemediğimizi, yerine çiftlerin daha iyi yönetmeyi öğrenmelerini beklediğimizi bilirsiniz. Ancak ilişki biliminde gizli olan başka bir sır daha var: İlişki davranışlarının çoğu otomatik ve süreçseldir, kas hafızasını gerektirir ve pratik yoluyla yeniden eğitilebilir. Dolayısıyla, ilişkinizde sürtüşme yaratan bir konu hakkında konuşmak yerine, karşılıklı hoş bir etkileşim yaratılana kadar nasıl iyi gidebileceği konusunda canlandırma yapabilirsiniz, ardından bu senaryoyu ve beceriyi kas hafızasına yerleştirene kadar tekrar tekrar uygulayabilirsiniz. Bu tür uygulamalar sporda, dil öğrenmede ve müzikte (kas hafızası gerektiren tüm etkinliklerde) yaygındır, ancak ilişkisini geliştirmek isteyen çiftler tarafından nadiren kullanılır. Önde gelen terapistler stres altında veya üzgünken kullanılabilecek becerileri geliştirmeye yönelik bu tür uygulamaları kullanır.


Bu önemli noktalar yeni çıkan “Kelimelerden Daha Fazlası: Her İlişkide Aşkı Derinleştirmenin ve Bağ Kurmanın Bilimi” kitabımdandır (Simon & Schuster, 2022). Başkalarıyla paylaştığınız sevgiyi derinleştirmenin ve en önemli bağlarınızın güvenliğini en son bilimsel gelişmelerle güçlendirmenin yollarını öğreneceksiniz. Yukarıdaki ipuçlarını nasıl kullanacağınızı öğrenebilecek ve partner olarak becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olacak egzersizler alabileceksiniz. İlişkilerinizin kalitesine yatırım yapmak, hayatınızın her gününde büyük karşılık getirir. Sadece ilişkilerinizi değil, genel sağlığınızı ve uzun ömürlülüğünüzü de iyileştirir!

Daha çok sevgiye ve daha derin bağlara!

 

https://www.couplesinstitute.com/what-really-drives-connection/

Yazan: John Howard

Çeviren: Meryem Buse Apladı

 

We use cookies to improve your experience.