Otizm ile Şiddet Arasındaki Bağlantı Otizm Değildir
Otizm ile şiddet arasındaki bağlantı DEHB ve davranış bozukluklarını
açıklar.
Yazar: Dr. David Rattew Çeviri: Ezra
Uysal
Orijinal metni okumak için
tıklayınız.
Dr. Rattew tarafından DİLGEM’e verilen izinle İngilizce
aslından çevrilmiştir.
Otizm ile Şiddet Arasındaki İlişki Ne Kadar Gerçek?
Otizm spektrum bozukluğu teşhisi aldığı bildirilen kişilerin karıştığı bazı son derece üzücü
silahlı saldırıların ardından, dikkatler otizm ile şiddet arasındaki olası bağlantıya
çevrilmiştir. Pek çok kişi bu olası ilişkiyi hemen reddetmek istese de, otizmin
bazı yönleri bu tür bir bağlantıyı en azından teorik olarak olası kılmaktaydı.
Ne de olsa, otizmli pek çok kişi diğer insanlarla duygusal olarak empati
kurmakta zorluk çekerken, bazıları da öfke nöbetleri yaşar. Ancak bu
tartışmalarda konuyla ilgili sağlam veriler eksik kalmıştır; bu nedenle,
Amerikan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Akademisi Dergisi'nde çevrimiçi olarak
yayınlanan bu son çalışma, çok ihtiyaç duyulan bazı bilgiler sunmaktadır.
Stockholm Youth Cohort Çalışması
Ne Anlatıyor?
Stockholm Youth
Cohort çalışması, Stockholm şehrinde doğan tüm çocukların tıbbi ve hukuki
kayıtlarını incelemiştir. Bu, araştırmacıların 15 ile 27 yaşları arasındaki
yaklaşık 300.000 kişinin resmi kayıtlarını analiz etmelerini sağlamıştır. Bu
kayıtlar, bölge sakinlerine konulan psikiyatrik tanıları içerirken, şiddet
suçlarından hüküm giymiş kişilerin kayıtları ise İsveç Ulusal Suç Kayıtları
adlı farklı bir veritabanında tutulmaktadır. Bu çalışma için cinsiyet, yaş,
diğer psikiyatrik bozuklukların varlığı, ebeveynlerin sabıka kaydı ve aile
geliri gibi birçok başka değişken de dikkate alınmıştır.
Araştırma Sonuçlarına Göre Otizm
ve Şiddet Suçu İlişkisi
Araştırmacıların
ortaya koyduğu sonuçlar, hem 1) insanların otizm ile şiddet arasında bir
bağlantı olduğunu düşünmelerinin nedenlerini, hem de 2) bu sonucun nihayetinde
çok daha karmaşık bir konu olduğunu güzel bir şekilde ortaya koyuyor. Ham
rakamlara bakıldığında, otizmli bireylerin toplam %4,4’ü şiddet suçu nedeniyle
hüküm giymişken, otizmli olmayan bireylerde bu oran %2,6’dır. Bunu
istatistiksel olarak daha kapsamlı bir şekilde analiz eden çalışmanın
yazarları, yaş, cinsiyet ve bazı ebeveyn faktörleri gibi unsurları matematiksel
olarak hesaba kattıktan sonra, otizm ile şiddet suçu nedeniyle mahkumiyet
arasında yaklaşık %40'lık bir risk artışı olduğunu tespit etmiştir.
DEHB ve Davranış Bozukluğu Şiddet
Riskini Nasıl Etkiliyor?
Ayrıca, bu risk
artışı, otizmi olan ancak zihinsel engellilik kriterlerini karşılamayan
bireyler arasında daha belirgin olarak görülmüştür. Ancak, araştırmacılar bireylerin sahip olduğu diğer psikiyatrik bozuklukları, özellikle de DEHB ve davranış bozukluğunu da hesaba kattıklarında, otizmle olan ilişki ortadan kalktı ve istatistiksel olarak anlamsız hale geldi. Hatta, DEHB veya Davranış
Bozukluğu tanısı konmuş bireylerde otizmin varlığı, şiddet suçu riskini azaltma
eğilimindeydi. (Evet, bazı kişilerin otizmi psikiyatrik bir bozukluk olarak
görmediğini biliyorum, ancak bu başka bir konu. Bu konuda daha fazla
bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.)
Davranış Bozukluğu ve Suç Davranışı Arasındaki Bağlantı
Yazarlar, otizm ile şiddet suçu arasında görünen bağlantının aslında DEHB ve davranış bozukluğu dahil olmak üzere diğer psikiyatrik bozukluklarla açıklanabileceği sonucuna vardılar. Bu tanıya aşina olmayanlar için, davranış bozukluğu, sık sık kuralları çiğneme ve başkalarının haklarını ihlal etme eğiliminde olan kişileri tanımlayan bir psikiyatrik bozukluktur. Birçok yönden, bu tanı suçlu davranışını açıkça tanımlamaktadır. Biraz teknik
bir konuya girme riski olsa da, esasen suçlu davranışları diğer suçlu
davranışların bağımsız bir öngörücüsü olarak dahil etmek istatistiksel olarak
biraz tuhaf olsa da, eşzamanlı DEHB'nin de otizm ve şiddet arasındaki bağı
azalttığı gerçeği, şiddet içeren suçlarla olan ilişkiyi tetikleyenin otizmin
kendisi olmadığına dair ek bir inandırıcılık katmaktadır.
Otizm Tek Başına Şiddet Riski Oluşturuyor mu?
Otizm grubunun yaklaşık %25'i DEHB kriterlerini de karşılarken,
sadece yaklaşık %4'ü davranış bozukluğu kriterlerini karşıladı. Bu çalışmanın
sonucu, otizmin tek başına başkalarına karşı şiddet uygulamanın bir risk
faktörü olmadığı yönündedir. Bu haber, başından beri bu görüşü savunan ve artık
bunu destekleyen sağlam verilere sahip olan otizm savunucuları tarafından büyük
olasılıkla memnuniyetle karşılanacaktır. Ancak bu çalışma, psikiyatrik
bozuklukların şiddet eğilimini artırdığı algısıyla ilişkili damgalanma
konusunda zaten endişeli olan diğer ruh sağlığı savunucuları arasında bazı
endişelere yol açabilir. Burada, karmaşık istatistiksel analizlerden biraz
uzaklaşıp, otizm tanısı konmuş bireylerin %96'sının (birçoğu başka bir tanı
kriterlerini de karşılayan kişiler) herhangi bir şiddet suçu nedeniyle mahkum edilmediğini
akılda tutmak faydalı olabilir.
Yazar Hakkında
Bu yazının telif hakkı Dr. David Rattew’a aittir.
David Rettew, "Child Temperament: New Thinking About
the Boundary Between Traits and Illness" kitabının yazarı ve Vermont
Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin psikiyatri ve pediatri bölümlerinde görev yapan
bir çocuk psikiyatristidir.
@PediPsych adresinden kendisini takip edebilir ve
Facebook’ta PediPsych sayfasını beğenebilirsiniz.