Placebo Etkisinin 3 Şaşırtıcı Gücü

3 dk. okuma süresi
Placebo Etkisinin 3 Şaşırtıcı Gücü

Harry Potter hayranı mısınız? Eğer öyleyse, Harry Potter ve Melez Prens kitabındaki şu hikâyeyi hatırlayabilirsiniz.

Harry’nin arkadaşı Ronald Weasley, Quidditch oyununda oldukça yetenekli, spora tutkuyla bağlı bir oyuncudur. Ancak iş rekabetçi bir şekilde oynamaya geldiğinde Ron büyük bir sorun yaşar: Dayanılmaz bir heyecan ve özgüven kaybı. Baskı altında morali hızla bozulur, performansı düşer. Harry ise bu durumu düzeltmek için elinden geleni yapar. Ona güven aşılayan sözler söyler, motive edici konuşmalar yapar, ekstra antrenmanlar yaptırır… ama hiçbir şey işe yaramaz. Sonunda Harry, arkadaşını kurtarmak ve takımı galibiyete taşımak için farklı bir yol dener.

Büyük maçtan önce kahvaltıda, Ron’un balkabağı suyuna değerli ve yasaklı şans iksiri’nden birkaç damla kattığını iddia eder. Ron, gerçekten büyülü bir performans artırıcı içtiğine inanarak aniden bambaşka bir ruh haline bürünür. Kendine güveni yerine gelir, küçük rastlantıları bile uğurlu işaretler olarak yorumlar. Maç boyunca olağanüstü bir performans sergiler ve takımın rahat bir galibiyet almasına katkıda bulunur.

Ancak maç bittikten sonra Harry gerçeği açıklar: Ron’un dudaklarına hiç şans iksiri değmemiştir. Harry yalnızca iksiri eklemiş gibi yapmıştır. Yani Ron’un harika performansı aslında kendi başarısıdır; sadece tutumundaki ve beklentilerindeki değişim sonucu ortaya çıkmıştır.

Placeboların Biyolojik Etkileri

Yukarıdaki örnek, placebo etkisinin şaşırtıcı gücünü gösteriyor. Placebo, gerçekte herhangi bir tedavi edici etkisi olmayan, ancak kişinin zihinsel beklentilerini değiştirerek sağlık veya iyilik hali üzerinde olumlu sonuçlar doğuran maddelerdir.

Hastalar, gerçek ilaç gibi görünen ve hissedilen bir placebo aldıklarında, belirtilerinin düzeleceğine dair güçlü beklentiler geliştirirler. Bu beklentiler, vücutta ölçülebilir fizyolojik değişikliklere yol açabilir. Örneğin, placebo ilaçların alınması beyindeki dopamin gibi nörotransmiter seviyelerini etkileyebilir. Bu biyokimyasal değişiklikler de semptomların azalmasını sağlayabilir.

Placebo kaynaklı dopamin artışı, örneğin, Parkinson hastalığında görülen titreme ve kas sertliği gibi semptomları hafifletebilir. Dolayısıyla tıpkı Ron’un performansındaki mucizevi iyileşme gibi, hastaların olumlu beklentileri de arzu edilen değişimleri tetikleyebilir.

 

Placebo Etkisi Hakkında Az Bilinen 3 Gerçek

1. Placebo etkisinin olumsuz bir yüzü de var.

Placebo ilaçların yan etkileri olabileceğini biliyor muydunuz? Tıpkı gerçek ilaçlar gibi, etkisiz maddeler de olumsuz sonuçlara yol açabilir. Örneğin, eğer bir hasta mide ağrısı ve ishal gibi yan etkileri olan bir ilaç aldığını sanırsa, sadece bu beklenti bile placebo ilaç kullanırken söz konusu semptomları tetikleyebilir. Bu duruma nocebo etkisi denir.

Placebo ve nocebo, aynı madalyonun iki yüzüdür. Placebo olumlu etkileri tanımlarken, nocebo olumsuz etkileri ifade eder.

 

2. Placebo etkisi zamanla güçleniyor.

Placebolar, özellikle klinik araştırmalarda çok önemli bir yere sahiptir. Çoğu ilaç denemesinde bir “placebo grubu” bulunur. Bu gruptaki hastalar, gerçek ilaçla aynı görünüme sahip ancak etkisiz bir madde alırlar. Araştırmacılar, iki grup arasındaki farkı inceleyerek ilacın gerçekten mi yoksa sadece zihinsel beklentiler nedeniyle mi işe yaradığını anlayabilirler.

Onlarca yıllık placebo kontrollü deneylerin sonuçları ilginç bir durumu ortaya çıkarmıştır: Placebo etkisi yıllar içinde giderek güçlenmiştir. Örneğin, 1996–2013 yılları arasında yapılan ağrı tedavisi çalışmalarında başlangıçta gerçek ilaçlar placebolardan %30 daha fazla ağrı kesici etki göstermekteydi. Ancak 2013’e gelindiğinde bu fark yalnızca %8,9’a düşmüştü. Bu durum, placebo etkisinin giderek arttığını göstermektedir.

Bunun nedenlerinden biri, günümüz hastalarının placebo etkisinin gücü konusunda daha bilinçli olmasıdır. İlaç denemelerine katılan kişiler, placebo etkisinin varlığını bildikleri için hangi grupta olduklarına bakmaksızın semptomlarının iyileşmesini bekleyebilirler. Araştırmacılar bu bilinç düzeyinin beklentileri daha da artırarak placebo etkisini güçlendirdiğini öne sürmektedir.

 

3. Placebo her zaman aldatma gerektirmez.

“Zihnin gücüyle iyileşmek” kulağa harika gelmiyor mu? Öyleyse neden herkese sadece şeker hapı verilmiyor? Ne yazık ki iş bu kadar basit değil. Placeboların işe yaramasının sebebi, hastaların gerçek ilaç aldıklarına inanmalarıdır. Bu da doktorların hastalarını aldatmasını gerektirir.

Elbette kimse kandırılmak istemez. Neyse ki son araştırmalar bu etik sorunun çözülebileceğini gösteriyor. Çalışmalar, “açık etiketli” (yani placebo olduğu baştan söylenen) ilaçların bile fayda sağlayabileceğini ortaya koymuştur. Ancak bunun etkili olabilmesi, placebo hastaya nasıl anlatıldığına bağlıdır.

 Örneğin irritabl bağırsak sendromu üzerine yapılan bir araştırmada, hastalara bazı etkisiz maddelerin vücudun “zihin-beden iyileştirme süreçlerini” harekete geçirdiği bilgisi verilmiş ve olumlu sonuçlar alınmıştır.

 

Placebo Etkisinden Alınacak Dersler

Son yıllardaki araştırmalar, placebo etkisinin hem beden hem de zihin üzerinde işleyen karmaşık psikolojik mekanizmalara ışık tutmaktadır. İnsanların düşünce biçimleri ve beklentileri, değişimin en önemli ön koşullarından biridir.

Yazar David Robson, The Expectation Effect (Beklenti Etkisi) adlı kitabında bu konuyu çok daha detaylı inceler. Ona göre placebo etkisi, beklentilerin bir insanın yaşamını nasıl dönüştürebileceğinin yalnızca tek bir örneğidir.

 

Yazar: Eva M. Krockow, Leicester üniversitesinde araştırma görevlisi.

Orijinal metnin linki: 3 Surprising Powers of the Placebo Effect | Psychology Today

Çeviren: Doğa Sudenaz Dağlı

We use cookies to improve your experience.