Yarık dudak ve damak, çevresel ve genetik faktörlerin birlikte rol oynadığı kalıtsal hastalıklardır ve farklı klinik sonuçlara yol açar. Genellikle bu vakalar iki gruba ayrılır: yarık dudak (CL) ve izole yarık damak (CP). Vakaların bir kısmında ikisi bir arada da yani yarık dudak ve damak (CLP) gözlenebilir. Bazı anomalilerin varlığına bağlı olarak olgular sendromik ve sendromik olmayan (nsCLP) şeklinde de sınıflandırılır. CL hastalarının yaklaşık %70’i ve CP hastalarının %50’si sendromik olmayan gruptadır. Geri kalan hastalarda ise kromozomal anomaliler, teratojenler ve 500’den fazla tanımlanmış Mendel sendromu dahil olmak üzere geniş bir malformasyon sendromu yelpazesi görülebilir.
Yarık dudak ve damakla doğan çocuklarda beslenme zorlukları, solunum yetmezliği, işitme ve konuşma bozuklukları gibi komplikasyonlar gelişebilir. Sağlık sorunlarının yanı sıra bu bireyler, sosyal kabul görme gibi uzun vadeli sosyal problemlerle de karşılaşırlar. Erken dönemde cerrahi müdahale yapılsa bile, skar oluşumu ve anormal yüz gelişimine bağlı deformiteler, işlevsel ve psikososyal sorunların hastanın yaşamı boyunca devam etmesine neden olur.
Bu tür bozuklukların altında yatan faktörleri anlamak, bu bireylerin uzun vadeli gelişim sürecini öngörmek ve tedavilerini plastik cerrah, kulak burun boğaz uzmanı, konuşma terapisti, odyolog, ortodontist, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve hemşire gibi uzmanlardan oluşan çok disiplinli bir yaklaşımla planlamak açısından gereklidir. Epidemiyolojik çalışmalar ve gözlemsel raporlar, annenin gebelik öncesi dönemde aldığı folik asit takviyelerinin, yarık dudak ve damak insidansını azaltmada koruyucu etki gösterdiğini, sigara ve alkol tüketiminin ise riski artırdığını göstermektedir.
Yarık Dudak ve Damak Epidemiyolojisi
Yarık dudak ve damak, en sık görülen doğumsal anomalilerden biridir. CL prevalansı en yüksek Asya ve Amerika’da, en düşük ise Afrika’da görülmektedir. Cinsiyet dağılımı da eşit değildir: CL erkeklerde kadınlara göre 2 kat daha sık görülürken, CP kadınlarda daha yaygındır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından kurulan Uluslararası Perinatal Orofasiyal Yarık Veri Tabanı'na göre, CL±P vakalarının Japonya’da en yüksek, Güney Afrika’da ise en düşük olduğu belirlenmiştir.
Sendromik olmayan CL’nin dünya genelinde kabul gören insidansı her 1000 doğumda 1’dir. Ancak bu oran, etnik köken, coğrafi yerleşim ve sosyoekonomik düzeye göre değişiklik gösterir:
- Afrika: 0.3/1000
- Avrupa: 0.7-1.3/1000
- Asya: 1.4-2.1/1000
- Amerika: 3.6/1000.
Multifaktöriyel kalıtım modeli, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimini içerir ve nsCL/P’nin epidemiyolojik bulgularını açıklamak için iyi bir örnektir. Ailedeki birey sayısı, akrabalık derecesi, cinsiyet ve yarığın tipi gibi etkenlere göre risk oranı artabilir. Örneğin:
- Ailede bir çocuk etkilenmişse, diğer çocukta tekrar görülme riski %2-5’tir.
- İki çocuk etkilenmişse bu oran %10-12’ye çıkar.
- Tekrarlayan bir sendrom varsa risk %50’ye kadar çıkar.
Tek yumurta ikizlerinde görülme oranı %40-60 iken, çift yumurta ikizlerinde bu oran %3-5’tir.
Türkiye’deki Epidemiyolojik Bulgular
Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Orta Doğu’yu birleştiren coğrafi yapısı ve göç alması, genetik çeşitliliğin artmasına neden olmuştur. Bu nedenle Türkiye’de yapılan çalışmalar bilimsel açıdan önemlidir.
Ulucan ve arkadaşları, nsCL/P’li Türk çocuk hastaların coğrafi dağılımını incelemiş, doğu bölgelerdeki vaka sayısının diğer bölgelere göre daha yüksek olduğunu göstermiştir. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan bu bölgelerde, pestisit ve kimyasallara daha fazla maruz kalındığı düşünülmektedir.
Gazi Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmada, 1988-2005 yılları arasında doğan 17.259 bebek incelenmiş, konjenital malformasyon oranı %1.18 bulunmuştur. Yarık dudak prevalansı %2.43, yarık damak %1.95 olarak tespit edilmiştir.
Hacettepe Üniversitesi 2004’te 1.229 hastayı kapsayan bir çalışmada, hastaların %64.4’ünde hem dudak hem damak yarığı, %35.6’sında ise yalnızca damak yarığı vardı. Ek malformasyonlar, en sık iskelet sistemiyle ilgiliydi.
Selçuk Üniversitesi’nin Konya bölgesinde yaptığı çalışmada ise 121 bebek incelenmiş, 80’inde en az bir başka konjenital malformasyon olduğu belirlenmiş ve en sık rastlanan ek anomali konjenital kalp hastalığı olarak bulunmuştur.
Yarık Dudak ve Damak Etiyolojisi
Bu bozukluklar karmaşık etiyolojiye sahiptir. Aşağıdaki faktörler risk oluşturmaktadır:
1. Vitamin Eksikliği
- Özellikle folik asit eksikliği, riski artırır.
- Folik asit desteği, hayvan çalışmalarında %69-76, insan çalışmalarında %18-50 oranında riski azaltmıştır.
- ABD’de 1998’den beri folik asit takviyesi zorunludur.
- B6 ve B12 vitamin eksiklikleri de riski artırmaktadır.
2. Anne Sigara Kullanımı
- Sigara dumanındaki yaklaşık 4000 kimyasal, DNA hasarına neden olarak yarık oluşumuna yol açar.
- Sigara içen annelerin çocuklarında CL/P riski 1.3 ila 2 kat daha fazladır.
3. Anne Alkol Kullanımı
- Alkol, teratojeniktir ve retinoik asit sentezini engelleyerek embriyonik gelişimi bozar.
- Alkol, folik asit metabolizmasını da engeller.
- Yüksek tüketim risk artırsa da, düşük düzeydeki tüketimle ilişki net değildir.
4. İlaç Kullanımı
- Gebelikte yüksek doz aspirin, ibuprofen, antiepileptikler ve bazı dermatolojik ilaçlar riski artırabilir.
- Kortikosteroid kullanan annelerde CL/P riski 2.59 kat olarak hesaplanmıştır.
5. Kimyasal Maruziyet
- Temizlik ürünleri, kozmetikler, tarım ilaçları, organik çözücüler gibi maddelere maruz kalmak riski artırır.
- Özellikle kuaförlük, tarım, deri-ayakkabı üretimi gibi işlerde çalışan kadınlarda daha yüksek oranda görülmüştür.
Sendromik Yarıklar ve Ek Malformasyonlar
CL/P vakalarının %70’i sendromik değildir. Geri kalan %30’luk grup içinde 300’den fazla Mendel sendromu ve teratojenler tanımlanmıştır.
Tunçbilek tarafından yapılan çalışmada, 1.229 hasta incelenmiş ve 151 hastada toplam 206 ek malformasyon saptanmıştır. En sık görülen sendromlar:
- Pierre Robin sekansı
- Van der Woude sendromu
- Ektrodaktili, ektodermal displazi ve yarık sendromu
Bu bozukluklar estetik sorunların yanı sıra:
- Konuşma, yutma, beslenme bozuklukları
- İşitme kaybı
- Yüz/çene gelişiminde bozulma gibi fonksiyonel zorluklara yol açar.
Sonuç
Yarık dudak ve damak, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle oluşan multifaktöriyel bir hastalıktır. Risk faktörleri arasında:
- Sigara ve alkol kullanımı
- Folik asit, B6 ve B12 eksiklikleri
- Kimyasal maddelere maruz kalma
yer almaktadır.
Genetik mekanizmaların aydınlatılması, moleküler çalışmalarla mümkün olacaktır. Ayrıca, gebelik öncesi folik asit takviyesi ciddi anlamda koruyucudur. Bu nedenle, gebelik planlayan kadınlara yönelik dengeli beslenme ve bilinçlendirme programları oluşturulmalıdır.
Dünya genelinde kabul edilen CL/P sıklığı 1/1000 doğumdur. Türkiye'deki retrospektif çalışmalar önemli istatistiksel veriler sunmuş, ancak daha detaylı prospektif çalışmalar, hastalığın etiyolojisinin daha net anlaşılmasını sağlayacaktır.
Çeviren: Zeynep Ayvaz
Kaynakça: https://www.oatext.com/pdf/OHNS-5-246.pdf